30 Ocak 2015 Cuma

KOMODİN BOYAMA / Nightstand Painting


Hayır görende bir şey yaptım sanacak,
hem bir ses vereyim hemde iki kare paylaşayım istedim. :)

Her ne kadar cumartesi de çalışacak olsam, cuma hafifliğinden ötürü
oldukça neşeliyim. 

Benim ilk postum olan, komodin yapımını hatırlayanlar vardır belki.
Hatırlamayanlar için, linki burada.

Bu ham halinden sıkıldım mı derseniz?
Hayır tabii ki sıkılmadım, ancak herhangi bir koruyucu olmadığı için kullanım konusunda biraz zorlandım. Bir süre sonra lekeler oluştu. Silinmesi pek fayda etmedi. Bir kaç kez zımpara ile giderdim, ancak çok fazla kullandığım bir eşya olduğu için. Boyamanın daha uzun vadede fayda sağlayacağına karar verdim. :)


Masa ayaklarını boyarken, bunları da aradan çıkarmıştım.
Ancak zımpara yapmadığım için, paylaşmamıştım.
Zımparadan kastım;



Tam olarak buydu. :)

Yine akrilik siyah ve beyaz boyanın karışımı ile elde ettiğim griyle iki kat boyadım.
Yer yer eskittim. Verniklemedim çünkü,

Herkesin bildiği "Sahildeki Ev" blog sahibesi,
boya ile ilgili, harika bilgilendirici bir post hazırlamış...
Orada eskitme ile ilgili; 

"Eskitme işlemini de bir anda değil yavaş yavaş yapıyorum.. Mesela bu dolap için her hafta tam temizlik öncesi zımpara kağıdını elime alıyorum ve karşılıklı bakışmaya başlıyoruz.. Biraz orasına, biraz burasına bir şeyler yapıp bırakıyorum.. İlk anda çok fazla yaparsanız, deneyimle sabittir sonra hayal kırıklığına uğrayabilirsiniz.. Ne zaman bittiğine karar verirsem, ki bu benim durumumda bazen altı ayı da bulabilir, o zaman vernik işine giriyorum.."

yazdığından dolayı, bende eskitme işini zamana yaydım. Verniği, tam bittiğine inandığımda uygulayacağım.








Siz detaylara bakıverin,
Bende işe döneyim.
Herkese mutlu hafta sonları! :)

Read More

27 Ocak 2015 Salı

MERDİVEN YENİLEME / DIY Staircase Makeover


Bu eve bakmaya geldiğimizde, evin en "dandirik" yeri bizim için; teras ve merdivenlerdi.
Önceki fotoğrafını ekleyince, sizde benimle aynı fikirde olacaksınız diye düşünüyorum. :)


Merdiven altı dolaplara mı, yukarıya dönen kısma mı yoksa o krom küpeştelere mi yanayım, bilemedim?
Nasıl olacağını bilmiyordum ama, tek bildiğim bu merdivenler bu şekilde kalmayacaktı.


Aslında itiraf etmek gerekirse, önce yeniden yaptırmayı düşündük.
Tamamiyle ahşap olsun istiyorduk, 
aşağı-yukarı yukarıda ki model bizim aklımızdakini karşılıyordu.
Fakat kimle görüştüysek, herkes işi yokuşa sürüp fahiş fiyatlar istedi. 
Hal böyle olunca da ertelemek zorunda kaldık.

Zemini parke döşetip, merdivenleri de alçıpan panellerle kaplatıp, 
iki kapak yaptırıverdik. :)

En azından merdivenin dikey kısımlarını beyaza boyamak bizi bir süre idare edeceğinden,
Polisan Matrix 1 ile kolları sıvadık.



Kenarları güzelce bantladıktan sonra, tam beyaz olana kadar ( ki bu 5 kat filan oldu )
boyadım.






Kapaklarını yenilediğim Ikea Expedit kitaplığında yeni yeri, antre oldu.
Odamdaki mal varlığım, oraya buraya dağıldı anlayacağınız. :)




Çerçeveler ise yine Esra ve benim, özgün çalışmalarımızdan süregelen yeni eserlerimiz. :) 




Merdiven hikayemizde böyleydi, mutlu geçsin haftanız. :)
Read More

23 Ocak 2015 Cuma

IKEA ÇALIŞMA MASASI YENİLEME / Ikea Desk Makeover


Hasta olup, griple boğuşmak boya yapmaya engel değilmiş!
Hani en azından benim için. :)

Geçen hafta İnternet ki en büyük arayışlarımdan biri; beğenimi kazanacak, ahşap ürünlerinin olduğu bir dükkandı. Online olarak birkaç tane var, ancak tam olarak içime sinen ürünler değildi. Daha önceki alışverişlerimi sanayi bölgesinde keşfettiğim bir dükkandan yapıyordum ama orada da aradığımı bulamadım.

Güzel tesadüflerle şehrin doğu tarafında bir üretici bulup, bu ayakları özel sipariş ederek satın aldım. Aslında burası, TV ünitesinin ayaklarını satın aldığım yerdi.
Sevgili ustam kırmayıp, araya sıkıştırıverdi beni.
Bir mimarın siparişleriyle, çok yoğundu. 


Bende; "Bizde şimdilik kendi evimizin mimarıyız canım." diye hayıflanarak sıkıştırdım kendimi araya. :)

Bu masanın yeni mekanı, benim canım kardeşimin odası olunca(ciddi sevgi içerir), onun naifliğini baz alıp 
olabildiğince dingin bir ortam yaratmak istedik.

O, masanın tam camın önünde olmasını istedi. (evin en güzel ışıklı cephesi)

Masada daha önce ADILS ayak vardı. Ancak aldığımdan beri, bir türlü içime sinmemişti. Hep bir şeyler yapmak istedim, ancak kısmet bugüneymiş diyelim. :)






Renk olarak açık gri kullandık. Grinin kodunu bilmiyorum ama, beyaz akriliğin içine bir iki damla siyah eklemek, bu ton için yeterli oldu.





Montajı için, eski ayağın üst kısmını kullandım. :)
Sol alttaki else Esra'nın elleri,
fotoğrafı çekerken de söyledim, tontirik ellim diye. :)
Ama yavrum, onun suçu yok.

O daha 9 aylık bebekken, annem bana iki aylık hamile olduğunu öğrenmiş. Yani ben doğduğumda, o daha 16 aylıkmış. Annemde ona kemik iğneleri içirip, daha gelişkin olsun ben doğana kadar ayaklansın istemiş.

Ben birazcık kaza kurşunuyum anlayacağınız. Beklenmedik bebek. :)
İki çocuktan sonra, üçüncüsünü düşünmeyen annem aldırmayı düşünse de bana kıyamamış.
Şimdi ise, iyi ki seni doğurdum diyor.
Konu nereden nereye geldi. :)







Kendi odası için sevinçlerini görseniz(bazen küçük bir çocuk gibi)...
İnsan daha fazlasını yapmak istiyor, onun için.
(Sanırım ben kendimi de ondan daha büyük hissediyorum.)

Görenler beni abi ya da bizi ikiz zannediyor.Aynı lisede okuduğumuzdan her gün okula gidip gelirken, bir gün esnafın biri biz geçerken; "Bunlar da iki yıldır beraberler, bir elele tutuşamadılar." demişti. :)
( Yeni blog instagramım : http://instagram.com/ifyouwanttobeall )

Benden bu haftalık bu kadar. Herkese mutlu hafta sonları!



Read More

21 Ocak 2015 Çarşamba

DİNLENME ODASI / Common Room


Aslında, şuan böyle bir post hazırlama gibi bir niyetim yoktu.

Amma ve lakin bir selam verip çok uzaklaşmayayım dedim. :)

Niyetim yoktu çünkü, bloga koymak için biraz daha düzene girmesini bekliyordum. Ama arayı açmadan, olduğu kadarı ile paylaşmak en iyisi dedim.

Kendi evim diye tabir ettiğim, yeni evimiz üst katındaki giriş kısmı burası.
Bir kapı banyoya diğeri ise yatak odama açılıyor.

Tam olarak oda sayılamayacağı için, önce çalışma masasını buraya koyarak,
çalışma odası olarak düşünmüştüm. Sonra yatak odamın büyüklüğünden çalışma masamı, yatak odama taşıyınca, burası bize kitap okuyup, dinlenmek için harika bir yer olarak geri döndü.
Küçük penceresinden aldığı yoğun ışıkla, fazlasıyla iç açıcı olan bu oda sanıyorum evde en sevdiğim yerlerden biri oldu.








Daha evi alım sürecindeki, planlara dayanarak söyleyebilirim ki;
camın altına boydan boya olan bir kitaplığa ve kahve sehpasına ihtiyacım var. :)


Buda daha anlaşılabilir olması için, 
üst katın kat planı.
Daha yapılacak çok şey var ama,
bende bu aralar pek enerji yok. Yoğun bir griple başa çıkmaya çalışıyorum.




Taşınalım derken, epey yordum kendimi sanırım. Tüm yorgunluklar bir bir çıkar oldu.
Haftanın tam ortası herkese sağlık ve mutluluk getirsin. :)
Read More

13 Ocak 2015 Salı

BÜFEDEN TV ÜNİTESİ NASIL YAPILIR? / How hutches from the TV unit?


Her şey atıl durumdaki eşyaları, yeni eve götürmeme kararımızdan sonra başladı.
Balkondan dönüştürülmüş ardiyede, kaderine küsmüş olarak duran büfemiz,
atılmasına gönlüm razı gelmeyince "form" değiştirerek, yeniden hayat buldu. :)

Yeni oturma odamız birazcık küçük. :)
Onun hikayesine başka bir postta değinebilirim, şimdi oturma odası için
yaptığım üniteye gelecek olursam.


Evet bu önceki hali.
Çok alakasız gelebilir, bu bundan nasıl çıktı diyebilirsiniz vs. vs.

Hatırlayanlar vardır belki, bu büfenin birde konsolu vardı. onuda boyamıştım. Merak edenler için;


Aynı aşamalardan geçerek bunu da boyadım.
Ama bu öyle zımpara yap, boya kadar kolay olmadı ne yazık ki.
Büfenin sol tarafındaki kısmı dikey gelen bir şaraplıktı, o kısmı keserek yatay hale getirdim.
Ardından diğer en sağ kısmını da keserek, üstüne monte ettim.





Zımpara ve 4 kat Polisan Matrix Lux1 ile boyayı tamamladım.




Aynı oranda boyadığım, ayak ve aplikleri de;


İskelet tutkalı ile yapıştırdım.

Ancak, 4 ayak az geldi iki tane daha alıp ortaya monte etmem gerekiyor. :)




Kusuru yok mu? çok...

Ama iki hafta sonuna mal olan bu "yeni hayat" projemiz.
(Projemiz diyorum çünkü gerek temizlik konusunda yardımını esirgemeyen Esra ve annem,
ve dün tüm gün boyunca benimle birlikte boya yapan Esra'm olmasaydı, çok zor biterdi. :)

Ama itiraf etmek gerekirse, en keyifli geçen zamanda dün Esra ile olan hallerimizdi. :)
Yine boyanmadık yerimiz kalmadı, gülerken karın ağrılarını geçtim, bir ara yere kapaklanacaktık gülmekten. :)
Yerimiz dardı ama gülüşlerimiz oldukça geniş. 


Ben oldukça sevdim. Şaraplıktan çekmece, büfeden tv ünitesi olmaz demeyin.
Yaptım oldu. :)

(Bu arada Instagram hesabımı değiştirdim, yeni instagram hesabım ifyouwanttobeall, daha önceki hesabımın adı da ifyouwanttobeall'du ancak onun adını da ersindogan.m olarak değiştirerek daha kişiselleştirdim. :)

İşin özü biraz karıştı ama, kişisel instagram hesabımdan bloggerlığı yürütmek biraz zor oluyordu. Böylesi daha iyi. :)


Mutlu haftalarımız olsun.
Read More
Ifyouwanttobeall. Blogger tarafından desteklenmektedir.

Translate

Follow by Email

© 2011 IFYOUWANTTOBEALL - ERSİN DOĞAN , AllRightsReserved | Designed by ScreenWritersArena

Distributed by: free blogger templates 3d free download blog templates xml | lifehacker best vpn best vpn hong kong