20 Ekim 2017 Cuma

CANIM MAKROME II - Macrame 2



Makromenin terapi olduğundan bahsetmiş miydim?

Bahsetmediysem bahsetmiş olayım.

Çünkü baya terapi. <3

* * * * 

Aşırı zamanını almıyor, kolayca şekilleniyor ve bitince verdiğin emeğin bin katı mutluluk veriyor.

Yani -canım makrome- olmayı hakkediyor. : )


* * * * 

Önümüzdeki hafta vernik olayını halledebilirsem, mutfağım için boyadığım buzdolabını paylaşacağım.

Bence bir çoğumuz için faydalı olacak. :)

Son üç hafta sonum evde,  bir şeylerle uğraşmakla geçti.

Peki neler yaptım?

* Aşağı mutfak için yeni bir buzdolabı alıp, eskisini yukarı çıkardık. -Detayları vermiyorum ancak baya zor bir işti. -

*  Sürgülü bir gardırop kısaltıp, yerini değiştirdik. -mutfak için en büyük handikap oydu çünkü mutfağın yapılacağı yerde duruyordu-

*Buzdolabını boyadım, kulplarını değiştirdim.

*Ardiyedeki bir dolabı yenileyip yatak odama koydum. -şuan onunla ciddi bir aşk yaşıyorum.-

* * * * 

Aşk hayatım epey yoğun yani. :P









  



Velhasıl kelam gelecekteki iki postum, sizin de benim de en sevdiğimiz olan yenileme ile ilgili olacak.

Baya heyecanlıyım. <3

* * * * 

Bu makrome için gönderdiği ağaç dalı(driftwood) için Buse'ye bir kez daha teşekkür ederim. :)

Kendisi de harika makromeler yapıp satıyor.
İsteyenler bakabilir.
* * * * 

Ben sonbaharın huzuruyla hafif hafif çalışıp, mutlu oluyorum!

Sizinde hafta sonunuz harika geçsin. <3

Read More

18 Eylül 2017 Pazartesi

Bir Tepsi Binbir Hâl #hasdilnikelaj


Hayatta güzel şeylerde oluyor!

Mesela birceylan'ın kitabı çıkıyor.
Ben çok güzel bir mutfak bataryası alıyorum. :P
Ve arkadaşlarımın ürettiği tepsilere aşık oluyorum.

Geçen gün, instastories'te hasdilnikelaj'a ait tepsi ve sehpa paylaşmıştım.
Ürün yelpazeleri tabii ki bu kadar değil.
Daha çok yeniler ve çok güzel ürünler tasarlıyorlar.

Sizde buna şahit olmak için, instagram hesaplarını takip edebilirsiniz.
Şuan Bursa'da hizmet verselerd e, yakında online satışları da olacak.

Bilindik markalardan aldıklarımızdan çok daha kaliteli olduğunu, bende elime alınca anladım.
Yani ünlü vlogger Nergis Aksu'nun dediği gibi; "tavsiyem size tavsiyem."

* * * * * *

Cumartesinin huzuruyla, yatak odamda bolca misafir ettim.
Böğürtlenli kurabiyeleri mideye indirirken,
hem fotoğraf çektim, hemde keyiflendim.

Ertesi gün soğuk algınlığı-gripten acile gittim, ancak orasını çaktırmayın.

* * * * * 

Belki  de nazarlara geldim, bilmiyorum. :P




















Yatak başımın bir bitki duvarı olduğundan bahsetmiş miydim?
Bahsetmedim çünkü değildi.

Ancak şimdi tam bir; "urban jungle blogger" oldum, biliyorum.

* * * * *
Mutfak telaşem ile ilgili, yine insagtram stories'te bol bol deliriyorum.

Alfığım mutfak ile ilgili ürünlerin; fiyat ve performansını inceleyerek bunlarla ilgili bir yazı paylaşmayı da düşünüyorum.

Tabii ki sizde isterseniz. :)

* * * * *

Kanalıma abone olmayı, beğendiyseniz beğen butonuna........


Pardon, orası burası değildi. :P

Grip başıma vurdu, ama siz yine de beni takip etmeyi unutmayın.

*Hasdil Dikelaj'ın Instagramı için tıklayın.


*Benim Instagramım için tıklayın.


Read More

12 Eylül 2017 Salı

Macrame - Sun / Makrome - Güneş



Eylül ayı gelince, istemsiz bir düzen telaşı doğuyor insanın içine.
Bütün üşengeçlikleri bir kenara bırakıyorsun, hücrelerine harekete geçmesi için izin veriyorsun.
Pazar günü, akşamüstü güneşi de öyle bir coşturdu ki içimi, kayıtsız kalamadım. 

Geçen aylarda, bir yastık ve duvar makromesi yapmıştım. Şimdi ise kendi evim için yaptım bu makromeyi, içim içime sığmadı bir tane daha yaptım ancak onu diğer post için sakladım!
(Okuyucu kitlemi kemikleştirmek için, merak uyandırıyorum. N'olur kızmayın. :P )

* * * *
 Eskiden bembeyaz olan duvarın yarısını ise, yine bir pazar delirmecesine eş zamanlı griye boyamıştım.
Çünkü delirince, bir şeyler boyarım.
Çünkü flormlar meykop çok güzel! 


Fotoğrafını çeksem de, görseller içime sinmemişti.
Makinemde ruh haline göre, ayılıp-bayılan cinsten.
Bazen anlamsız flulaşıyor ve gitmiyor.
O da dengeli dengesizlerden.

O yüzden ancak şimdi paylaşabiliyorum.

* * * *
Blogger arkadaşlarım çok sessiz, eskiden buralar gümbür gümbürdü!
Youtube çıktı mertlik, blogger bozuldu.

İlla yutubır mı olalım genşler?












İsveç'ten gelen ganimetlerimden biri de bu minik pirinç geyikti!
Kendisi çok tatlı, selam vermeyi unutmayın.

* * * *
Bu ara yine mutfak planları çiziyorum, 798. planımı da çizdim.
Çünkü hala bir şey yaptıramadım.
Yaptırana kadar 1.798 olur gibi.

Ha birde, bu ara hem aşağısı hemde yukarısı için mutfak planlayıp tasarlamaya çalışıyorum.
Bir çok şeyi oturttum gibi, şimdi fiyat alıp değerlendirmeye çalışıyoruz.

Kendi mutfağım, aşağıda-kinden sonra olacak.
Bol "kendinyap"lı bir süreç olacak. Baya heyecanlıyım!

"Mutfak yeri olmadan bir mutfak inşaa etmek."
diyeyim, siz anlayın.

* * * *
Neyse o kadar karamsar değilim, çünkü her Ikea gezimizde fırsat reyonunu talan ediyoruz annemle, kendi mutfağım için çok ucuza tezgahlar aldım. Artık Bursa-Ikea çalışanları da bizi tanıyor, çünkü her hafta oradayız. :P

Aşağısı için ne kadar; "kaliteeeeğğğ kaliteğğğ, markaaa markaaa" diye Solmaz gibi çırpınsakta, benim mutfağım için minimum bütçe ile evimin genel misyonuna uygun şeyler bakıyorum.

Geçen bir kepçe takımı, ve çay kaşığı almışım... Evet d
oğmamış bebeğe don biçiyorum, n'yapayım?!

* * * *
Çok konuştum, biliyorum.
Ama gündemim böyle a dostlar!

Herkesin haftası harika geçsin. :-*


x
Read More

17 Ağustos 2017 Perşembe

Bir Aliborisk Evi! Salon Turu



Bu hayatta beni en çok mutlu eden şeylerden biri, ruhu olan-ruha dokunan evleri görmek oluyor.

Bugünde insanı sarmalayan bir evin, salonu ile karşınızdayım.

Salon diyorum çünkü, detaylar o kadar ince ve o kadar derin ki diğer odalara girebilmek bir postta imkansız olurdu. :)

* * * * * *

Aliborisk, İstanbul/Kozyatağı'nda köpeği Reks, kuşları Clara ve Fedon ile yaşıyor.
Üniversite okurken ev arkadaşları ile taşındıkları bu ev, o yalnız yaşamaya başladığından beri epey değişerek bugünkü halini almış.

Eve kapıdan girer girmez, bolca gün ışığı alan salona doğru istemsiz yöneliyorsunuz ve orada durup kalıyorsunuz.

Bitkilerin çeşitliliğinden oluşan şaşkınlığınız geçtikten sonra, onların birbiriyle olan dizilişinden süregelen bağ, insanı mest ediyor!










Boris Bey, sanatçı ruhunu sadece altı yıl piyano çalarak ve mimarlık mesleğini seçerek ortaya koymamış.

Bunların yanında üniversite döneminde başlayan; vintage gözlük alım-satımı, kıyafet-cüzdan dikimi, yüzük koleksiyonu, evinde gerçekleştirdiği el emeği uğraşları ve daha bir çok şey ile bugüne kadar kendi kişisel ruhuna dokunmuş.

Diktiği kıyafetleri, kalan gözlük ve yüzük koleksiyonunu görüp-inceleyen biri olarak kendimi oldukça şanslı hissediyorum!





* * * * * *

Tanıştırayım evin yakışıklı oğlu Reks!

* * * * * *



Ikea'nın bu koltuğunun siyah bez kısmı, deri ile değiştirilmiş.
Ve tabii ki aşırı güzel olmuş!



** Clara ve Fedon **












Ev sahibi yurtdışı seyahatlerini bol bol sevdiğinden, evde her yerden alınmış bir obje görmek mümkün olabiliyor.

* * * * * *

Ben içinde bulunduğum süre boyunca da, fotoğraf çekerken de, anlatırken de çok keyif aldım.

Çok fazla konuşmayıp, işi fotoğraflara bırakmak istedim.

Ancak sorular olursa, Boris ile beraber seve seve yanıtlarız.
* * * * * *

Herkese sevgiler, mutlu haftalar!




Read More
Ifyouwanttobeall. Blogger tarafından desteklenmektedir.

Translate

Follow by Email

© 2011 IF YOU WANT TO BE, AllRightsReserved | Designed by ScreenWritersArena

Distributed by: free blogger templates 3d free download blog templates xml | lifehacker best vpn best vpn hong kong